Türkiye’de 21. yüzyıl başında iktidar imkânı bulan İslamcı siyaset, Cumhuriyet 100 yaşına girerken ülkenin ekonomi-politik ve toplumsal-kültürel akışını belirlemeye devam ediyor. Demokratik, özgürlük
Türkiye, Batı’dan esen rüzgârların etkisinde kitlesel bir “meşhurluk” hevesine hanidir kapılmış görünmekte. Andy Warhol’un, “Bir gün herkes 15 dakikalığına meşhur olacak,” sözünün geçerlik kazandığı
Hesap Lütfen, restoranların ne zaman, nasıl ve neden ortaya çıktığından, dışarıda yemek yemenin zaman içinde farklılaşan işlevine, ülkemizin yemek kültürünün kendine has özelliklerine ve değişen yeme
1879 yılında bir akşam, Mark Twain küçük kızlarıyla otururken, kızlar babalarına bir hikâye anlatsın diye yalvardılar. Bunun üzerine Twain bir dergideki resimden yola çıkarak onlara fakir bir çocuğun
1937’de, sürgündeki kaçaklar Troçki ve karısı, Meksika’nın küçük liman kenti Tampico’ya ayak bastıklarında, Cuernavaca da Yanardağın Altında romanıyla edebiyat dünyasını sarsacak Malcolm Lowry’yi ağı
Türkiye 2000’lerden itibaren hem yeni bir yüzyıla hem de yeni bir siyasal rotaya girdi. Cumhuriyet’in başından beri mevcut olsa da hep kıyıda ve kontrol altında tutulmuş İslamcı siyaset, 2002’de AKP
"Kankardeşim Dorutay", bir "Köroğlu" öyküsüdür. Yoksulların koruyucusu, halkın savunucusu olan Köroğlu, Çamlıbel’i yurt edinip zalim beylere kafa tutarken, yanında, kendisine inanmış tam kırk yiğidi
Bedros, ana kızı başbaşa bırakıp güneş batışını yakaladı hayalinde köprüaltında. Minarelerin kubbelerin ardı, mor kırmızı bulutlara boyanmıştı. Bir “yakalı” kondu masasına. Bedros bardağı yarılayaca
“İki yanı ağaçlıklı bir yolda yürümeye başlar gibi başladım yazmaya; hepsi çıkmaz bir sokağın insanın yüzüne çarpan imkânsızlığında aniden eksik ve yarım kaldı. Bir kere durunca yeniden başlamak zulü
EDUARDO GALEANO, 1940’ta Uruguay’ın başkenti Montevideo’da doğdu. 1973’teki askerî darbe sırasında bir süre hapis yatıp serbest bırakıldıktan sonra yerleştiği Arjantin’de Videla’nın askerî diktatörlü