Haydi, göğe çıkalım!Refik Durbaş’ın dizelerinde ru¨zgârla yarışan kuşlar, portakalkabuğundan gemiler, gökyu¨zu¨ne doğru kanatlanıyor. Şair,çocukları gökkuşağı ile arkadaş olmaya davet ediyor.
1937’de, sürgündeki kaçaklar Troçki ve karısı, Meksika’nın küçük liman kenti Tampico’ya ayak bastıklarında, Cuernavaca da Yanardağın Altında romanıyla edebiyat dünyasını sarsacak Malcolm Lowry’yi ağı
Refik Durbaş, kırmızı kanatlı kartalın ağzından okula giden ve gidemeyen çocukları anlatıyor dizelerinde. Ay’a hitaben yazdığı şiirlerinde ise alfabenin harflerini tanıtıyor çocuklara.
Refik Durbaş, çocukluğun temel haklarından, dertlerinden, sevgiden ve güneşli çocukluklardan bahsediyor şiirlerinde. Dili ustaca kullanan şair, çocuk ruhuna hitap eden bu şiirlerle kâh güldürücek kâh
"Kankardeşim Dorutay", bir "Köroğlu" öyküsüdür. Yoksulların koruyucusu, halkın savunucusu olan Köroğlu, Çamlıbel’i yurt edinip zalim beylere kafa tutarken, yanında, kendisine inanmış tam kırk yiğidi
Bedros, ana kızı başbaşa bırakıp güneş batışını yakaladı hayalinde köprüaltında. Minarelerin kubbelerin ardı, mor kırmızı bulutlara boyanmıştı. Bir “yakalı” kondu masasına. Bedros bardağı yarılayaca
EDUARDO GALEANO, 1940’ta Uruguay’ın başkenti Montevideo’da doğdu. 1973’teki askerî darbe sırasında bir süre hapis yatıp serbest bırakıldıktan sonra yerleştiği Arjantin’de Videla’nın askerî diktatörlü