Hayatlarına iki basamaklı kabuklarıyla toprakaltından çıkarak başlayan merdivgenler, rüzgârla savrulan yaprakları antenlerine takıştırmayı seven bukaçualar, devamlı hareket halinde olmalarına rağmen
Bedros, ana kızı başbaşa bırakıp güneş batışını yakaladı hayalinde köprüaltında. Minarelerin kubbelerin ardı, mor kırmızı bulutlara boyanmıştı. Bir “yakalı” kondu masasına. Bedros bardağı yarılayaca
“İki yanı ağaçlıklı bir yolda yürümeye başlar gibi başladım yazmaya; hepsi çıkmaz bir sokağın insanın yüzüne çarpan imkânsızlığında aniden eksik ve yarım kaldı. Bir kere durunca yeniden başlamak zulü